Banner
Tarihi Yapılar

Panayia Evangelistra Rum Kilisesi

İstanbul Beyoğlu ilçesi sınırlarında bulunan Panayia Evangelistra Rum Kilisesi hem bir ibadethane hem de bir tarihi yapı olarak göz dolduruyor.

Beyoğlu Dolapdere semtinde, Dolapdere Caddesi üzerinde bulunan Panayia Evangelistra Rum Kilisesi, “Petrakis Mimaridis tarafından inşa edilen kilise 16 yılda inşa edilip 1893 yılında bitirilmiş ve 1894’te Patrik VIII. Neofitos tarafından ibadete açılmıştır. Doğu-batı ekseninde uzanan kilisenin kuzeybatı ve güneybatısında iki adet çan kulesi bulunur. Kilise binası 12 Mayıs 1979 tarihinde 2. derece kentsel sit alanı olarak tescillenmiştir.” (Wikipedia)

Geleneksel Rus mimarisinin İstanbul’daki en güzel örneklerinden biri

Tanzimat Fermanı’nın yeni kiliseler yapılmasına izin vermesiyle, Panayia Evangelistria Kilisesi’nin inşasına 1877’de başlanır. Önce aynı yerde bulunan ahşap kilise özenle sökülür ve yeni bina için yer açılır. Yanındaki derme çatma ayazma yenilenir. Malta’nın yegane doğal kaynağı Malta taşının, burası için ideal malzeme olduğuna karar verilir. Taş yumuşaklığı ve kolay işlenmesiyle ünlüdür. Böylelikle, kilisenin ön cephesindeki süslemeler, çatısındaki kubbeler ve pencereler kolayca işlenir.

Ortodoks dünyası o kadar önem verir ki bu kiliseye, dünyanın en güzel sesli kilise çanlarının yapıldığı Rusya’dan bir çan sipariş edilir. Çan, içerisinde altın ve gümüşün de bulunduğu, hazırlanışı haftalar süren bir metal karışımın, Rus bozkırlarında yetişen türlü otların katıldığı sularla ağır ağır soğutularak yapılır. Bugün bile bu çanlardan yapabilen kişilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

16 YILDA TAMAMLANDI

Haç planlı, iki kuleli kilisenin diğer çanı da Türkiye’de üretilir. Yine usta ellerden çıkan çan, en tepeye, diğer kulenin içine yerleştirilir. 16 yıllık hummalı bir çalışmanın ardından kilise, 1893’te ibadete açılır. Düğün, cenaze ve ibadet saatlerini haber veren çanlar, muhtelif saatlerde semtteki Ortodokslar’a seslenir.

Bu gelenek yaklaşık 100 yıl boyunca sürüp gider. Ta ki, 2005 yılında çanlar hırsızlar tarafından çalınana dek. Temmuz 2005’te iki çan, birer gün arayla yerlerinden sökülür ve kilisenin hemen yanındaki ayazmaya yaslanan karanlık bir merdivenden kaçırılır. Hâlâ izine rastlanamayan çanlar, muhtemelen demiri ağır çektiği için, kıymetli diye birileri tarafından çalınmıştır. (hyetet.org)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Banner